Warmer Warmer Warmer Warmer ← Oyuna dön
Sokakta büyüyenlerin oyunları: saklambaçtan sıcak soğuğa

Çocukluğumuz

Sokakta büyüyenlerin oyunları: saklambaçtan sıcak soğuğa

Hava kararıp annemiz balkondan seslenene kadar sokakta oynadığımız oyunları hatırlıyor musun? Eski çocuk oyunlarının isimlerini ve kısaca kurallarını, torunlara öğretmeye değer olanlarıyla birlikte topladım.

3 dakikalık okuma

Günün kelimesini oyna

Sokak bizim oyun alanımızdı

Eskiden oyuncak azdı ama oyun boldu. Bir top, birkaç taş, bir tebeşir ya da bir mendil yeterdi. Kurallar mahalleden mahalleye biraz değişirdi, ama herkes bilirdi. Aşağıda en bilinen eski çocuk oyunları var. Çoğu bugün de bir avluda, bir parkta ya da bir apartman bahçesinde oynanabilir.

Saklambaç

Ebe bir duvara ya da ağaca yüzünü dönüp gözlerini kapatır ve yüksek sesle sayar. Bu arada herkes saklanır. Sayma bitince ebe “Önüm, arkam, sağım, solum sobe! Saklanmayan ebe!” diye bağırır ve aramaya başlar. Birini gördüğü an ebe yerine koşup “Sobe Ayşe!” der. Saklanan ise ebeden önce oraya varıp kendini “sobe” diyerek kurtarabilir. İlk sobelenen, bir sonraki turun ebesi olur.

Körebe

Ebenin gözleri bir yazmayla bağlanır. Diğerleri etrafında dolaşır, seslenir, kaçar. Ebe birini yakalayınca yüzüne, saçına, kıyafetine dokunarak kim olduğunu tahmin eder. Doğru bilirse yakaladığı kişi yeni ebe olur.

Sıcak soğuk: yağmurlu günlerin oyunu

Dışarı çıkılamayan günlerin oyunu buydu. Biri evin içinde bir şey saklar, öbürü arar, saklayan da sadece ne kadar yaklaştığını söyler: soğuk, ılık, sıcak, çok sıcak, yandın! Eski oyunlar içinde kelimelerin dünyasına en kolay taşınanı da sıcak soğuk oldu.

Bugün aynı oyun bir kelimeyle oynanıyor: saklanan şey bir gizli kelime, sen tahmin ettikçe ne kadar ısındığını öğreniyorsun. Gizli kelime topaç olsaydı yol şöyle görünebilirdi:

  1. televizyon9 °Csoğuk: ekranla işi yok
  2. ip44 °Cılık: sarılıp çekilen bir şey
  3. oyuncak58 °Csıcak: çocukların elinde
  4. misket68 °Cçok sıcak: aynı cebin oyuncağı
  5. fırıldak88 °Calev alev: o da döner
  6. topaçBuldun!

Harflere değil anlama bakılıyor. Fırıldak ile topaç birbirine hiç benzemiyor ama ikisi de döner, ikisi de aynı çocukluktan. Oyunun kuralları ve kelimeli hâli sıcak soğuk oyunu yazısında.

Çocukluğundan bir kelimeyle başla: bugünkü gizli kelimeye ne kadar sıcak?

Kelimen doğrudan bugünkü oyuna gider.

Yakan top

İki takım olur. Bir takım ortadaki alana geçer, öbür takım iki kenara dağılır. Kenardakiler topu ortadakilere atıp vurmaya çalışır. Top kime değerse o oyundan çıkar. Topu havada tutan ise “can” kazanır ve çıkan bir arkadaşını geri getirebilir. Ortada kimse kalmayınca takımlar yer değiştirir.

İstop

Herkes bir halka olur. Biri topu havaya atarken bir arkadaşının adını söyler. Herkes kaçar, adı söylenen topu yakalayıp “İstop!” diye bağırır. O an herkes olduğu yerde donar. Topu tutan, birini seçip ona topla vurmaya çalışır. Kaç adım atabileceği mahalleden mahalleye değişirdi.

Seksek

Yere tebeşirle numaralı kareler çizilir. Küçük bir taş sırayla karelere atılır, oyuncu taşın olduğu kareye basmadan tek ayak sekerek gider ve döner. Çizgiye basan ya da taşı kareye düşüremeyen sırasını kaptırır.

Beş taş

Beş küçük, düzgün taş yeter. Taşlar yere saçılır, biri havaya atılır, o düşmeden yerden bir taş alınır ve havadaki yakalanır. Sonra ikişer, üçer derken oyun zorlaşır. Kızların ve erkeklerin kapı önünde saatlerce oynadığı bir el becerisi oyunudur.

Mendil kapmaca

İki takım karşılıklı dizilir, her oyuncunun bir numarası olur. Ortada biri elinde mendil tutar ve bir numara söyler. İki takımdan o numaralı oyuncular koşar. Mendili kapan kendi tarafına kaçmaya çalışır, öbürü de onu yakalamaya. Yakalanmadan dönen takımına puan kazandırır.

Yağ satarım bal satarım

Herkes yere halka olup oturur. Ebe elinde mendille halkanın etrafında dolaşırken “Yağ satarım, bal satarım…” diye şarkıyı söyler ve mendili sessizce birinin arkasına bırakır. Fark eden mendili kapıp ebeyi kovalar. Ebe boşalan yere oturabilirse kurtulur.

Birdirbir ve misket

Birdirbirde biri eğilir, öbürleri ellerini sırtına koyup üstünden atlar. Misket ise ceplerin hazinesiydi: toprağa çizilen bir halkanın ya da çukurun içinden nişan alıp misketleri çıkarmak, kazandığını cebe koymak.

Neden torunlara öğretmeli?

Bu oyunların hiçbiri pil istemez, hiçbiri şarj beklemez. Hepsi biraz koşmak, biraz gülmek, biraz da adil olmayı öğretir: sobelendiysen ebe olursun, itiraz yok. Bir de güzel bir köprü kurarlar. Dedenin “bizim zamanımızda” diye başlayan cümlesi, bir avluda seksek çizildiğinde birden canlı bir hatıraya dönüşür.

Torunlarla yan yanayken ve uzaktayken oynanacak oyunlar için torunla oynanacak oyunlar, evde ailece oynanacak sözlü oyunlar için bu yazıya göz at.

Okumaya devam et