Bilmece bildirmece
Bilmeceler ve cevapları: okul öncesinden büyüklere 24 bilmece
Bilmece bildirmece… Uzun kış akşamlarının, yol sohbetlerinin ve kalabalık sofraların en eski oyunu. Aşağıda yaşa göre ayırdığım 24 bilmece var, her birinin cevabı hemen altında. Çocuğa sorarken cevabı parmağınla kapatman yeter.
Okul öncesi için kolay bilmeceler
Bilmeceler ve cevapları bu yazıda yaşa göre sıralı: önce en küçükler, sonra eski bilmeceler, en sonda büyükleri bile düşündüren zor ve komik olanlar. Dört beş yaşındaki bir çocuk için iyi bilmece kısadır, cevabı da her gün gördüğü bir şeydir. En sevdikleri soru hep aynı: “Ben neyim?”
- Vız vız uçarım, çiçek çiçek gezerim, sana tatlı bal getiririm. Ben neyim?
Cevap: Arı - Sırtımda iğne iğne dikenlerim var, korkunca top gibi kıvrılırım. Ben neyim?
Cevap: Kirpi - Turuncuyum, toprağın altında büyürüm, tavşanlar beni çok sever. Ben neyim?
Cevap: Havuç - Gece gökyüzünde parlarım. Bazen tepsi gibi yuvarlağım, bazen ince bir dilim. Ben neyim?
Cevap: Ay - Dişlerim var ama hiç ısırmam, sabahları saçını düzeltirim. Ben neyim?
Cevap: Tarak - Boynum öyle uzun ki ağaçların en tepesindeki yaprakları yerim. Ben neyim?
Cevap: Zürafa - Evimi sırtımda taşırım, yavaş yavaş giderim, arkamda ıslak bir iz bırakırım. Ben neyim?
Cevap: Salyangoz
Eski bilmeceler: dededen toruna
Bilmeceler kuşaktan kuşağa, ağızdan ağıza geçti. Pek çok evde hâlâ “Bilmece bildirmece…” diye başlanır. İlk ikisini büyük ihtimalle sen de çocukken duymuşsundur.
- Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane.
Cevap: Nar. Kabuğu bir tane, içindeki taneler bin. - Uzaktan baktım bir karataş, yanına vardım dört ayak bir baş.
Cevap: Kaplumbağa - Ak tarla, kara tohum; el eker, ağız biçer.
Cevap: Yazı. Kâğıt tarladır, harfler tohum; eliyle yazan eker, okuyan ağzıyla biçer. - Bir ağacım var, on iki dalı var. Her dalda otuz yaprak, yaprakların bir yüzü ak, bir yüzü kara.
Cevap: Yıl. On iki dal on iki ay, otuz yaprak bir ayın günleri; ak yüzü gündüz, kara yüzü gece.
Bilmece ile sıcak soğuk: aynı soru, iki yol
Bilmece bir şeyi adını söylemeden anlatır. Sen de harflere değil anlama bakarak cevaba yürürsün. “Bir tane” ile “bin tane” arasında düşünürken aklın önce meyveye, oradan da narın kırmızı tanelerine gider.
Kelimeli sıcak soğuk aynı düşünme işini tersinden yaptırır. Bilmecede bütün ipuçları baştan verilir. Sıcak soğukta ise hiç ipucu yoktur, ipucu sen tahmin ettikçe gelir: aklına gelen bir kelimeyi yazarsın, oyun da o kelimenin gizli kelimeye anlamca ne kadar yakın olduğunu bir sıcaklıkla söyler. Nar bilmecesini böyle oynasaydık yol şöyle olabilirdi:
- kitap4 °Cbuz gibi: pazarla da meyveyle de ilgisi yok
- sonbahar38 °Cılık: narın mevsimi
- meyve53 °Csıcak: doğru mahalle
- elma61 °Csıcak: kardeş meyve
- kırmızı69 °Cçok sıcak: rengi tuttu
- tane80 °Cçok sıcak: bilmecedeki bin tane
- narBuldun!
Burada bilmeceyi sen kendin yazıyorsun. Her sıcak tahmin ona yeni bir dize ekliyor: biri meyveyi, biri rengi, biri taneleri söylüyor.
Büyükler için zor bilmeceler
Bunlar yetişkinler için. Cevapların çoğu bir eşya değil, bir düşünce. Acele etme, cümleyi iki kez oku.
- Ne kadar çok olursa o kadar az görürsün.
Cevap: Karanlık - Ondan aldıkça büyür.
Cevap: Çukur - Senindir ama başkaları senden çok kullanır.
Cevap: Adın - Tutarsan sağlam kalır, tutmazsan kırılır.
Cevap: Söz. Verilen söz tutulur ya da kırılır. - Yatağı var ama hiç uyumaz, ağzı var ama hiç konuşmaz.
Cevap: Nehir. Suyun aktığı yer nehrin yatağı, denize döküldüğü yer de ağzıdır. - Hep gider, hiç geri gelmez. Ne tutabilirsin ne durdurabilirsin.
Cevap: Zaman - Sabah dört ayaklı, öğlen iki ayaklı, akşam üç ayaklı.
Cevap: İnsan. Bebekken emekler, büyüyünce yürür, yaşlanınca bastona dayanır. Eski Yunan’dan bu yana anlatılan bir bilmece.
Komik bilmeceler: Türkçenin oyunbaz kelimeleri
Türkçede aynı yazılıp başka anlama gelen kelimeler bol, komik bilmecelerin çoğu da buradan doğar. Cevabı duyan önce “Aaa!” der, sonra güler.
- Hangi yüz hiç yıkanmaz?
Cevap: Doksan dokuzdan sonra gelen yüz. - Hangi çay demlenmez?
Cevap: Akan çay, yani dere. - Hangi gül koklanmaz?
Cevap: Sana “Gül!” dediğimde yüzünde açan. - Hangi yaz hiç terletmez?
Cevap: Öğretmenin tahtayı gösterip “Yaz!” dediği. - Hangi kazan ocağa konmaz?
Cevap: Yarışta arkadaşına “Kazan!” diye bağırdığın. - Hangi ayda insanlar en az konuşur?
Cevap: Şubatta. En kısa ay o.
Bilmece akşamı için birkaç ipucu
Açılış cümlesini unutma. “Bilmece bildirmece…” dediğin an sofrada herkes susar, çocuklar öne eğilir.
Üç tahmin hakkı ver. Üçüncüsünde de bulunamazsa bir ipucu ekle: nerede bulunur, ne işe yarar, kim kullanır?
Kendi bilmeceni yaz. Bir şey seç, neye benzediğini değil ne yaptığını anlat, sonra onu insan gibi konuştur. Kapının önündeki terlik için mesela: “Bütün gün kapının önünde beklerim, akşam eve gelince ayağına koşarım.” Çocuklar bu işi şaşırtıcı derecede iyi yapar.
Yılbaşı gecesine birkaç tane sakla. Kasımla birlikte akşamlar uzadı. Yılbaşı gecesi tombala torbası boşalınca bir bilmece turu, gece yarısına kadar vakti tatlı tatlı geçirir.
Her gün bir bilmece gibi
Bilmecenin bütün keyfi, cevabın dilinin ucunda olduğu o kısa an. O anı her gün yaşamak istersen kelimeli sıcak soğuk tam bunun için: her gece yarısı yeni bir gizli kelime gelir ve Türkçe oynayan herkes için aynıdır. Telefonunda tarayıcıda açılır, indirecek bir şey yok, kayıt da gerekmiyor. Bulduğunda kelimeyi söyleme, oyunu ailene ya da arkadaşlarına gönder; onlar da kendi başlarına arasın.
Kelimeli sıcak soğuğun kurallarını sıcak soğuk oyunu yazısında anlattım. Küçüklerle sınıfta ya da evde oynamak için okul öncesi sıcak soğuk etkinliği, torun yanındayken de uzaktayken de vakit geçirmek için torunla oynanacak oyunlar yazısına göz at.
Okumaya devam et
-
Nasıl oynanır
Soğuk… ılık… sıcak… yandın! Sıcak soğuk oyunu, şimdi kelimelerle
-
Karşılaştırma
Harften mi, anlamdan mı? İki tür günlük kelime oyunu
-
Taktik
Kelime tahmin oyununda gizli kelimeye giden 7 yol
-
Günün kelimesi
Günlük kelime oyunu: gece yarısı yeni kelime, herkese aynı
- Contexto gibi oyunlar Contexto gibi bir oyun, üstelik Türkçe